Ulucanlar Katliamı: Albay Hatırlamadı, Devrimciler Unutmadı
24 Temmuz 2008 | 10:46
Hrant Dink katliamının Trabzon‘daki ayağının örgütleyicilerden Albay Ali Öz, ifade için çağrıldığı mahkemede hiçbir şey ‘hatırlamadı.’ Albay Öz ‘hatırlamadı’ ama, halklarımız ve devrimciler unutmadı. Ulucanlar’dan, kirli savaştan, Kışlalı cinayetinden… Ankara’daki Ulucanlar Kapalı Cezaevi’ne 26 Eylül 1999 tarihinde gece yarısı saldırı düzenlendi. Saldırıda 10 devrimci tutsak alçakça katledildi, 78′i yaralandı. Katliam, TBMM Araştırma Komisyonu raporunda bile doğrulandı, sorumluların cezalandırılması istendi. Katliamı, bizzat dönemin Ankara İl Jandarma Komutanı Yarbay Ali Öz yönetti.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesinde ‘ihmali’ olduğu ortaya çıkan dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Öz, ‘görevi ihmal’ davasında tanık olarak ifade verdi. Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya katılan Albay Öz, hakimin sorduğu bütün sorulara “Hatırlamıyorum” yanıtı verdi.
Müdahil avukatların, Dink’in öldürüldüğü günün ertesinde “Suçun Ardeşen el yapımı silahla işlendiği belirtilmektedir” şeklinde hazırlanan raporun, “Daha silah ele geçmeden, sanıklar yakalanmadan, söz konusu suçun hangi silahla işlendiğini nereden biliyordunuz” sorusuna da Öz, “Hatırlamıyorum” dedi. Albay Ali Öz, Susurlukçuların izinden giderek, suçlarını ‘hatırlamayarak’ unutturma taktığı izledi. Susurluk’ta da Özel Tim şefi İbrahim Şahin ve milletvekili Sedat Bucak ‘hafıza kaybı’ yaşadıkları için ifade ‘ver(e)memişlerdi.’
Ama biz unutmadık! Ulucanlar katliamını. Ahmet Taner Kışlalı cinayetinin örtbas edilmesini.
Ulucanlar katliamını bizzat yönetti
Ankara’daki Ulucanlar Kapalı Cezaevi’ne 26 Eylül 1999 tarihinde gece yarısı saldırı düzenlendi. Saldırıda 10 devrimci tutsak alçakça katledildi, 78′i yaralandı. Katliam, TBMM Araştırma Komisyonu raporunda bile doğrulandı, sorumluların cezalandırılması istendi. Ama nafile!
Katliamı, bizzat dönemin Ankara İl Jandarma Komutanı Yarbay Ali Öz yönetti. Katliama Jandarma Yüzbaşı Asayiş Şube Müdürü rütbesiyle katılan Zahit Engin, Diyarbakır’dan Samsun’a, Mersin’den Kocaeli’ne birçok ilde JİTEM’in örgütlenmesinde ve cinayetlerde yer aldı. Öz ve Engin ekibi, her türlü ateşli silahın yanı sıra kalas, balyoz, çivili tahta, kazma gibi aletlerle Ulucanlar’da insanlık suçu işledi. Kimse, saldırı sırasında kaydedilen görüntülü kayıtların “Nasıl kaybolduğu”nu Albay Ali Öz’e sormadı.
Katliamın ardından yarbay, binbaşı ve yüzbaşı rütbeli subayların da aralarında yer aldığı 161 isim hakkında, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Albay Ali Öz, Binbaşı Zahit Engin, Çankaya İlçe Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Muhittin Ateş, Jandarma Okullar Komutanlığı’nda görevli Yüzbaşı Nevfel Denizyılmaz da yargılananlar arasındaydı. Operasyona katılanlar “Adam öldürmek”, “İşkence ve kötü muamele” ile yargı önüne çıktı. Yargılananların tamamının ifadesi dahi alınmadığı için Ulucanlar Davası, 8 yıldır devam ediyor. Katliam sorumlularından Ali Öz, terfi ederek başka göreve gönderildi.
Suikast delillerini bir güzel ‘yıkadı’
Albay Ali Öz, bir ay sonra yine sahne aldı. 21 Ekim 1999′da bombalı suikast sonucu öldürülen Ahmet Taner Kışlalı cinayetinde olay yerine gelen ekibin başında o vardır. Bombalama yüzünden Kışlalı’nın aracında çıkan yangın, “marifetli” bir elin devreye girmesiyle, o sırada orada bulunan bir beton kamyonundan alınan suyla bir güzel ‘yıkanır.’ Bu durum, jandarma kayıtlarında şöyle kayıt edilir: “Yıkama nedeniyle delillerin bir kısmı kaybedilmiştir.”
Hrant Dink cinayeti iddianamede yer almasa da, Ahmet Taner Kışlalı suikastı Ergenekon soruşturması kapsamında. Albay Ali Öz’ün kavşak noktalarında görünmesinin bir tesadüf olmadığı kesin. Her icraatıyla birlikte terfi edilmesi de, ‘başarılı’ hizmetinin bir karşılığı olsa gerek.
O şimdi hatırlamıyor! Ancak biz unutmayacağız! Unutturmayacağız!… (atilim.org)
Etiketler: Ankara, Diyarbakır, Ergenekon, Hrant Dink, Kirli Savaş, Mersin, Susurluk, TBMM


















Son Yorumlar